Gönderen Konu: Linux'u Üç Boyutlu Kullanmak  (Okunma sayısı 627 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı fortran

  • Forum Gurusu
  • *****
  • İleti: 1.671
  • Bir insanı sevmekle başlar her şey...
    • get GNU
Linux'u Üç Boyutlu Kullanmak
« : 26 Nisan 2014, 07:02:57 ös »
Bildiğiniz gibi Microsoft'un yeni işletim sistemi Windows Vista piyasaya sürüldü. Daha fazla güvenlik, daha gelişmiş özellikler, daha rahat kullanım sunduğu iddia ediliyor. Bu pazarlama laflarını daha önce de duymuştuk ve aynı şeyleri tekrar duymak heyecanlanmamıza yetmedi. Ancak Vista'nın Aero özelliği, ister istemez herkesi etkilemiştir.

Aero ile birlikte ilk defa Windows işletim sistemini üç boyutlu görüyorduk. Göze hoş gelen kullanımı da cabasıydı. Peki ya Linux? Bütün bu olup bitene Linux dünyasının cevabı nedir, merak ediyor musunuz? O hâlde anlatacaklarımız, tam size göre...



 Yazımıza başlamadan önce şunu belirtmekte fayda var: Linux'un üç boyutlu kullanımı, Vista çıkmadan daha önceye dayanır. Yani Microsoft'un Aero adıyla pazarlamasını yaptığı üçüncü boyut, Linux'ta zaten ortaya çıkmış bir özellikti. Bu alanda yapılan ilk çalışma Novell'in denetiminde yürüyen XGL'dir.

XGL Projesi

XGL projesi açık bir şekilde posta gruplarında başlatılıp, yürütülen bir projeydi. Ancak zamanla alınan bir karar, projenin kapalı kapılar ardında sürdürülmesine neden oldu. Şubat 2006 tarihinde XGL tekrar halka açıldı ve ortaya çıkan sonuç gerçekten etkileyiciydi. Novell'in SuSE üzerinde yaptığı gösteri de, dönen küpler, sürüklendiği zaman kenarları yumuşayan ekranlar, transparan/şeffaf pencereler ve göze çok hoş gelen geçiş efektleriyle tanışmıştık. Ne Windows, ne de bir başka işletim sisteminde böyle bir görsellik bulunmuyordu. Sadece Sun Microsystems'in "Looking Glass" isimli projesi, benzer özellikler sunuyordu ancak o da prototip olmaktan çıkıp, genele hiç yayılamadı. Kısacası kullanılabilir, gerçek bir ürünle karşı karşıyaydık ve çok geçmeden bilgisayarımızda bunu görebileceğimizden bahsediliyordu. Lâkin böyle oldu ve birkaç ay içinde SuSE kullanıcıları XGL'i kullanmaya başladılar.

Geliştirilen bir yazılımı bir ortamdan diğerine taşımak, port etmek olarak adlandırılır ve açık kaynak dünyasında bir yazılım başka ortamlara port edilmesi oldukça süratlidir. Çünkü kısıtlayıcı engeller olmadığı gibi, yapılan bütün çalışma da açıktır. XGL için de aynı durum söz konusuydu ve SuSE'den çok kısa bir süre sonra Ubuntu kullanıcıları da XGL desteğine kavuştular. Zaman için de diğer dağıtımlara da XGL desteği getirildi. Şu an popüler dağıtımlardan hemen hemen hepsinde üç boyutlu masaüstünü bulabiliyorsunuz. Üstelik birçoğunda standar geliyor.

Karşı atak: AIGLX

Özgür yazılımla uğraştığınızda karşınıza bir sürü alternatif çıkıyor. AIGLX projesi, XGL'e alternatif olarak üretilmiş bir proje. XGL açık bir proje olmasına karşın, projenin büyük bir bölümü kapalı kapılar arkasında geliştirilmiş durumda. Bu özgür yazılım dünyasında, X.Org vakfıyla Fedora topluluğunu rahatsız etmiş olmalı ki, kendi yazılımlarını geliştirme kararı almışlar. Bunun sonucunda da AIGLX projesi ortaya çıkmış. Kabaca bir karşılaştırma yaparsak XGL ve AIGLX arasında pek bir fark olmadığını söyleyebiliriz. Esasında iki mimari arasında farktan çok, benzerlikler mevcut.

Her iki proje de birbirinden kod "ödünç" alıyor. Her ikisi de GPU (Grafik İşlemci Ünitesi) kaynaklarını kullanarak pencere yöneticileri için (composite window manager) yeni efektler sağlıyor. Ve yine her ikisi de iki boyutlu uygulamaları destekliyor. Kısacası XGL ve AIXGL etkileyici sonuçlar üretiyor. Ancak arada elbetteki bir takım farklar da var.

AIXGL hâlen geliştirme aşamasındayken, XGL test sürümü olarak sunulmuştu. Zamanla aradaki fark kapanacak bile olsa, XGL'in daha önce başlatılmış bir proje olduğunu aklımızın bir köşesinde tutmalıyız.

XGL, kavramsal olarak daha basit bir yapı olmasına rağmen, teknik olarak uygulanmasının daha kompleks olduğunu söyleyebiliriz. XGL'i, görüntü sağlayan bir X-Server olarak değerlendirebiliriz. Ancak sonuçları direkt olarak monitöre vermek yerine, görüntüyü yorumlayıp, uygun OpenGL API'lerini (Application Programming Interface – Uygulama Programlama Arayüzü) çağırıyor. OpenGL sürücüsü de ekran, klavye ve fareyle fiziksel olarak etkileşime giriyor. Evet, anlaması ilk başta güç gelebilir. Ancak anlamaktan çok daha zor bir geliştirmesi olduğunu söyleyebilirim.



 AIGLX ise tekerliği yeniden icat etmekle vakit kaybetmiyor. Linux'ta görüntü sağlayan X-Server'i baştan yazmak yerine, mevcut mekanizmayı geliştirip, üç boyut desteğini bu şekilde sağlıyor. Doğal olarak bu yöntem, biraz daha az uğraş isteyecektir. Kaldı ki, AIGLX geliştiricileri, X-Server'i kaldırıp, yerine yeni bir tane yazmanın doğru bir yaklaşım olmadığını düşünüyorlar.

Compiz ve Beryl

Linux'ta üçüncü boyutla ilk defa Novell'in sunduğu videolar aracılığı ile tanışmıştım. Konuyu araştırmaya başlayınca, işin aslı biraz kafam karışmıştı. XGL, AIGLX, Compiz, Beryl vs. bir sürü tanımdan bahsediliyordu. Aynı kafa karışıklığını yaşamamanız için özet geçersek, XGL ve AIGLX üç boyutlu çalışabilmek için gereken donanım desteğini sağlayan mimari yapılardır. Bunu yaparken görüntülerin çizilmesi esnasında kullanılması gereken işlem gücünü, işlemcinizin üzerinden alıp, GPU'yu devreye sokar. Compiz ve Beryl ise XGL ve AIGLX\'i kullanarak çalışan pencere yöneticileridir. Pencere yöneticileri (window manager) ekranda gördüğümüz pencerelerden sorumludur. Nasıl görünecek, sınırları nasıl olacak gibi işlemler pencere yöneticileri tarafından ele alınır. Özetlersek, Compiz ve Beryl, XGL ya da AIGLX mimarileri üzerinde çalışan iki farklı pencere yönetim sistemidir.

Compiz projesi Novell çalışanı David Reveman tarafından başlatılmıştır. Beryl ise Compiz\'in alternatifi olarak daha sonra ortaya çıkmıştır. Açık yazılım dünyasında zamanla proje destekçileri arasında anlaşmazlıklar olabiliyor. Bu durumda da proje çatallanarak (fork) devam ediyor. Yani bir grup mevcut projeyi aynen geliştirmeye devam ederken, diğer bir grupsa projenin kodlarını temel alarak ilk gruptan bağımsız bir çalışma yürütüyor. Beryl projesi de aynen bu şekilde Compiz\'in çatallanmış hâlidir. Compiz Novell tarafından desteklenirken; Beryl, bir topluluk çalışmasıdır.

Hangisini seçelim?

Bu yazdıklarımızdan sonra biri öbüründen daha iyidir diye bir sonuç çıkartamayacağız. Her ikisinin de bir diğerine göre avantajları bulunuyor. Dilerseniz, XGL mimarisi üzerine, Compiz ya da Beryl kurabilirsiniz. Ya da Compiz ve Beryl'i AIGLX üzerine de kurabilirsiniz. Ben etik sebeplerle, AIGLX ve Beryl ikilisine daha sempatik bakıyorum. Çünkü her ikisi de bağımsız topluluklar tarafından ve baştan sona açık şekilde geliştiriliyor. Halbuki XGL'in sunumuna kadar geçen kısmı, kapalı kapılar ardında sürdürülmüş durumda. Buna rağmen bazı forumlarda hafıza sızıntıları (memory leak) nedeniyle Beryl'in belki de gereğinden sert biçimde eleştirildiğini gördüm. Bizzat tecrübe etmiş olarak, rahatsız edici bir durumla karşılaşmadığımı belirtmem gerekir.

                 

Gnome Compiz Preferences                        Beryl Settings Manager

 Beryl'in çok daha fazla efekt içerdiğini ve Beryl Ayar Yöneticisinin (Beryl Settings Manager), Compiz'in sahip olduğu GLDesktop'a göre daha iyi olduğu

Artıları ve eksileri gözden geçirdiğimizde, başlangıç noktamıza geri dönüyoruz: "Tercih size kalmış…"

Ne kadar kullanılabilir?

Sun Microsystems'in geliştirdiği Looking Glass projesinden bahsetmiştik. 3-4 yıl kadar önce mucize ötesi bir sunumla gösterimi yapılmıştı. Ancak arkası gelmedi ve ev kullanıcıları Looking Glass ile tanışamadılar. Windows Vista tarafına bakıyoruz, Aero desteğini kullanabilmemiz için günümüzün standartlarında iyi bir bilgisayar gerektiği kuşkusuz doğru. Aksi hâlde rahat kullanılamıyor. Üstelik 3 boyut adına desteklediği efektler oldukça sınırlı ve yetersiz. Linux tarafına değinirsek; objektif bir şekilde diyebilirim ki, Linux, Windows'un fersah fersah ilerisinde! Hatta o kadar ki, insanları yanılgıya bile düşürüyor. Linux kullanırken beni gören birçok kişi, bayağı etkilenip, kullandığım işletim sisteminin Vista olup-olmadığını soruyor. Artık kasıla kasıla nasıl Linux cevabını verdiğimi, siz düşünün.

Compiz'i birçok makinede test ettim. Sorun çıkartan herhangi bir bilgisayar olmadı. Hatta denemeleri yaptığım bilgisayarlardan biri, 1000@1400 MHz hızında Celeron işlemcili, 384 MB RAM içeren ve GeForce FX5200 ekran kartına sahip 5 yaşında bir ihtiyardı. Yani doya sıya bellekle donatılmış, canavar işlemcili, muhteşem ekran kartlı bir makineden bahsetmiyoruz. Kullanılan emektar bilgisayara rağmen, performans konusunda hiçbir sorun yaşamadım. Bunu, bizim ihtiyarın yeteneklerinden ziyade, Compiz'in başarısına bağlamak gerekir.

Vista'nın doğru düzgün çalışmadığı belki de hiç çalışamayacağı (örneğimizde olduğu gibi) bir bilgisayar bile, Linux ile çatır çatır 3 boyutlu çalışabiliyor. Kaldı ki orta seviye günümüz bilgisayarlarında mükemmel çalışacağı şüphe götürmez. Gördüğünüz gibi, Linux'a geçmek için artık çok daha önemli nedenler var!

Compiz iş başında:



demo.ogg
Video'yu izleyebilmek için \'ogg\' formatını destekleyen bir medya aracı gerekir.

 Yazımızı burada noktalıyoruz. Ancak sizlerden ricam, XGL konusunu burada noktalamayın. Yukarıda bulunan resimleri dikkatle incelemenizi ve koyduğum videoyu izlemenizi isterim. Yazdıklarımın ötesinde fikir edinebilmek için XGL'i kesinlikle çalışırken görmeniz gerekir. Eğer verdiğim video da Linux'a geçmenize yetmezse, YouTube'a girip, XGL, Beryl, Compiz ve AIGLX kelimeleriyle arama yapın; çıkan videoları izleyin. Şayet etkilenmezseniz, pes ediyorum...

Çağatay ÇEBİ

cagataycebi.com